Ülkemizde genellikle “pilsener” tarzında biralar tüketildiği için, Guinness gibi “stout” tarzındaki biralara pek aşina değiliz. Ülkemizde yaygınlaşması diğer ülkelere kıyasla daha yavaş olması sebebiyle halkımız bu tarz biraları yeni yeni deneyimlemeye başladı. Marketten alınan veya içki mekanlarında verilen Guinness marka biraların kutularındaki birayı boşaltırken kutunun içinde bira kalmamasına rağmen salladığınızda size doluymuş hissiyatı verir. Bunun sebebi içerisinde bira kaldığı için değil, biranın köpürmesini sağlayan bir topun bulunmasıdır.

Bira kutusunun içerisinde masa tenisi boyutunda bir topun olmasının asıl amacı bira köpüğünü oluşturmak. Bira köpüğü çoğu içici tarafından pek tercih edilmese de, kaliteli bir şekilde oluşturulmuş köpük biranın soğukluğunu muhafaza etmek için çok önemli bir rol oynar.
Guinness’teki köpük tabakası, sıradan bir birada oluşandan farklıdır. Kremamsı ve tadı farklı bir tabaka oluşması için diğer biralardan daha değişik bir teknikle köpüklendirilir.
Aynı diğer biralarda olduğu gibi içinde çözünmüş CO2 vardır ama daha az miktardadır. Dolayısıyla hava ve kutu içi basınç farkı rakiplerine göre daha azdır. Bu şekliyle bira fazla köpük katmanı oluşturamaz. Ancak, kutunun içindeki plastik bir top sayesinde istenilen ölçüde bir katman sağlanır. Bu topun içine azot doldurulmuştur ve küçük bir delik sayesinde azotun dışarıya çıkması amaçlanır. Azot, kutunun ağzı açıldığı anda serbest kalır.
Guinness Topunun Gelişimi
Guinness 1969 yılında top fikrini patentledi, ancak 1989 yılına kadar topu teneke kutusunun dibinde oturan düzleştirilmiş bir biçimde olarak piyasaya sürüyorlardı. Bu küçük plastik parçası, soğuk bira servis ederken işini gayet iyi yapıyordu, ancak sıcak servis edildiğinde bira açıldıktan kısa bir süre sonra patlıyordu.

1997 yılında Guinness bu sorunu gidermek için bugün “Smoothifier” olarak adlandırdıkları, yüzen küresel parçacığı piyasaya sürdü. Böylelikle günümüzde bile kusursuz bir şekilde bira köpüğü oluşturabilen bir top meydana çıktı.