Ben ve arkadaşım Berke, 9 Temmuz 2018 ile 4 Ağustos 2018 tarihleri arasında 7 ülkeyi ve 17 şehri kapsayan Interrail maceramızı sizlere aktarmak istedik. Sizlere çok yararlı olacağını düşündüğümüz bu yazıyı yazarken olabildiğince samimi olmaya çalıştık. Şimdiden iyi okumalar ve keyifli yolculuklar!

Interrail Pass Biletleri, Tren Ağları ve Rezervasyon Durumları
Avrupa gezinize başlamadan önce ulaşım aracını seçmek, atılması gereken ilk adımdır. Bu durum sizin ne kadar bir süre boyunca kaç ülke ve şehre gitmek istediğinize göre değişir. Örneğin sadece 4-5 şehir görmek istiyorsanız ve bu şehirler birbirinden çok uzaksa uygun uçak biletleri ile gezmek bile avantajlı olabilir. Genellikle gezginler, interrail yaparak veya flexi bus denilen ülkeler arası otobüsler ile gezerler. Konumuz olan interrail yaparak gezmenin en önemli avantajları ise tüm tren istasyonlarının şehirlerin merkezinde yer alması ve sık tren seferleri ile çevre şehirlere gitmenin çok kolay olmasıdır. Çevrimdışı çalışan Railplanner adlı aşırı kullanışlı uygulama sayesinde tüm tren saatlerini ve seferlerin rezervasyon gerektirip gerektirmediğini kolayca görebilirsiniz.
Interrail’e çıkabilmeniz için vize başvurunuzdan önce Interrail Pass denilen Avrupa’nın hemen her yerinde geçerli olan ve ana amacı gezginlere ekonomik ulaşım olanağı sağlamayı amaçlayan bir pass bileti satın almanız gerekir.
Interrail Global Pass biletleri yolcunun isteğine bağlı olarak;
- 1 ay geçerlilik süresi içinde 5, 7, 10 günlük flexi
- 2 ay geçerlilik süresi içinde 10, 15 günlük flexi
- 15 gün, 22 gün, 1, 2, 3 ay sürekli
olmak üzere birçok seçeneğe sahiptir.

Flexi konusuna gelecek olursak, flexi denilen şey sizin o bileti kaç gün kullanabilme hakkına sahip olduğunuzdur. Diyelim 1 ay geçerlilik süresi içinde 10 günlük bir flexi Interrail Global Pass bileti aldınız. Bu bilet bir kağıt ile zımbalanmış olup trenleri kullanırken görevli kişiler gelip sizin biletinizi kontrol eder ve bu kağıda nereden nereye gittiğinizi yazmanızı isterler. Bu kağıda ancak 10 farklı günde yazı yazma hakkınız vardır.
Flexi bilet alırken rotanız konusunda çok emin olmanız gerekmektedir, çünkü eğer 11 farklı günde trenleri kullanıp, yakalanırsanız çok ciddi para cezaları yiyebilirsiniz. Bazen kontrol olmaz ve böylece fazladan gün kazanabilirsiniz, ama yakaladıkları anda 50 Euro’dan başlayan cezalar kestikleri için denemenizi önermem. Bu yüzden sizlere tavsiyemiz biraz daha para ayırarak sürekli geçerli bir bilet almanız yönündedir. İnterrail Pass biletlerin ücretleri aşağıdaki tabloda güncel bir şekilde yer almaktadır. Ayrıca Interrail Global Pass biletinizi Gençtur’un internet sitesinden kolayca satın alabilirsiniz.
1. Mevki Biletler

1. mevkide yolculuk size daha geniş koltuklar, dolayısıyla bacak ve dirsekleriniz için daha geniş alanlar sunar. Bu trenler 2. mevki trenlere göre daha tenhadır, dolayısıyla daha fazla bagaj alanı ve rahat bir yolculuk olanağı sağlar. Bazı 1. mevki trenlerde ücretli yiyecek ve içecek servisleri de vardır.
1. mevki bilet yolcuları istedikleri ve gerektiği zaman 2. mevki trenlerle de yolculuk yapabilir ama bunun tersi olmaz.
2. Mevki Biletler

2. mevki trenler de rahat bir yolculuk olanağı sunarlar. Ama bu yerler ucuzluğu nedeniyle daha çok tercih edilir ve bu nedenle 1. mevkiye göre daha kalabalık olduğundan kişi başına düşen alan daha azdır.
Bize göre 1. mevki bilet almaya gerek yoktur, boşuna fazladan para vermeden 2. mevki bileti alabilirsiniz. Çok ekstra bir durum olmadığı takdirde farkı anlayamazsınız bile.

Bu fiyatlara ek olarak bazı trenlere rezervasyon yaptırmanız gerekebilir ve bu durum Avrupa’da ülkeden ülkeye değişiklik göstermektedir. Örnek olarak biz geçen sene İnterrail’e çıkmadan önce 22 gün sürekli geçerli İnterrail Global Pass bileti almıştık. İlk olarak Roma-Floransa arasında 2. sınıf koltukta 1 saatlik yolculuk için kişi başı 10€ gibi bir miktar ödedik. Eğer para ödemeden yolculuk yapmak isteseydik yol 4 saat sürecekti, bu tarz durumlar can sıkıcı bir ikilemde bırakabiliyor.

Sonraki rezervasyon yaptırmamız gereken yer olan Marsilya-Barcelona arasında internetten rezervasyon yapamadığımız ve sabah erkenden gişelere gidemediğimiz için 15 euro karşılığında 3 saatte gidebileceğimiz yolu 3 aktarma yaparak 8 saatte gidebilmiştik.

Barcelona’dan sonraki durağımız Paris’ti. Paris, Avrupa tren ağının resmen kalbidir. Bu yüzden de Paris, tren ağları konusunda karışıktır ve trenler çok dolu olduğundan dolayı Paris’e gelebilmek için genellikle rezarvasyon yaptırmak gerekir. Birçok rotada kullanılan Barcelona-Paris tren hattı ise özellikle yazın çok kullanılan bir hat olduğu için normal rezervasyonlara göre daha önceden rezervasyon yapmanız gerekebilir, bu rezervasyon için cebimizden 30€ çıkarmak zorunda kalmıştık.

Bunun yanında ilginç bir şekilde aşırı yoğun olmayan Paris-Lille hattı için de rezervasyon yaptırmamızı istediler ve istemeyerek de olsa 10 euroluk ücreti ödedik. Belçika, Hollanda ve Almanya’da ise çok rahat bir şekilde, rezervasyon yaptırmadan hızlı trenleri kullanarak gezebildik
Interrail’da Rota
Kendinize uygun bir interrail rotası oluşturmak çok önemlidir, birinin çok sevdiği bir rota başkasına uymayabilir. Bence en güzeli yolculuğa çıkacağınız kişilerle birlikte bir Avrupa haritası açmak ve en çok gitmek istediğiniz yerleri işaretlemektir. Böylece ortaya bir güzergah çıkar ve yol üstündeki şehirlere göre de rota tamamlanır. Yola trenle mi yoksa uçakla mı çıkacağınız da çok önemlidir, çünkü eğer uçakla gidip gelirseniz ilk gittiğiniz günlerde ve son günlerde tren kullanmayacağınız için fazladan gün kazanabilirsiniz. Gezinizin kaç gün süreceği ve şehirlerde geçirmek istediğiniz zaman gidebileceğiniz şehir sayısını ciddi şekilde etkiler. Bana göre küçük şehirlerde 1-2 büyük şehirlerde de 2-3 gün kalarak ilerlenmeli ve turistik olmayan küçük şehirlerde vakit kaybı yapılmamalıdır. Bizim rotamız şöyleydi:
Roma | Floransa – Pisa | Genoa | Monaco – Nice | Marsilya | Barcelona | Paris | Brüksel | Rotterdam | Amsterdam | Berlin | Prag

Venedik haricinde gitmek istediğimiz her yere gittiğimiz için güzel bir rota çizdik, ama Genoa, Marsilya ve Rotterdam’da geçirdiğimiz günler bizi çok yormuştu çünkü çok sıkıldık ve boşuna zaman harcıyoruz gibi gelmişti. Turistik olmayan şehirlerde hem gezecek çok yer olmaz hem de insanlar turistlere pek alışık değildir, İngilizce bilme oranları bile aşırı düşük olur.
Siz keyfinize göre kuzey ülkelerini, İspanya’nın güney kısmını veya İsviçre’yi rotanıza dahil edebilir ve bambaşka bir şekilde güzel bir rota çizebilirsiniz.
Interrail’da Yemek
Yemek konusu İnterrail süresince konaklama ile birlikte en çok para harcayacağınız şeylerin başında gelir. Bu yüzden bu uzun süreçte yemek konusunu detaylıca araştırıp ona göre hareket etmeniz gerekiyor. Bu konuda da size Trip Advisor’ı öneriyoruz. Çok geniş bir restoran skalasına sahip olmasıyla birlikte fiyat ve puanlarına göre de restoranlar arası karşılaştırma yapabilmenizi sağlıyor ve restoran seçme sorununuzu hallediyor. Şehir şehir yemek incelemesine gelecek olursak;
Roma: Pizza, makarna ve dondurma. Bu 3 yiyecek Roma’yı yemek konusunda tanımlamaya yetiyor diyebiliriz. Özellikle dondurmayı İspanyol merdivenlerinin yakınlarında ara sokakta bulunan bir dondurmacıdan alıp (gelato deniyor), İspanyol merdivenlerinde oturup yemenizi tavsiye ederim. Genel olarak gözünüze çarpan herhangi bir yerde yiyeceğiniz yemek sizi memnun edecektir.

Barcelona: Yemek kültürü Güney Amerika’yı andıran bu şehirde en meşhur yemekleri olan paella’yı kesinlikle denemelisiniz. Tapas adını verdikleri küçük atıştırmalıklarla birlikte İspanyollara özgü olan churros adlı tatlılarını ve şaraptan yapılan kokteyleri sangria’yı da denemenizi öneririm.

Paris: Atıştırmalık konusunda falafel,kruvasan ve krebiyle ünlü olan Fransız mutfağı asıl farkını ana yemeklerdeki çeşitliliğiyle kanıtlıyor diyebiliriz. Steak Frites, Confit de Conard (ördek eti), Beef Bourguignon’ı örnek olarak gösterebiliriz. Tatlıda ise dünyaca ünlü olan creme brulee ve sufleyi sayabiliriz. Şehirde yemek fiyatları çok yüksek olduğu için biz genel olarak fast-food veya marketten alışveriş yapmak gibi çözümler üretmek zorunda kalmıştık.

Amsterdam: Amsterdam’da yemek genellikle fast food dükkanlarında yeniliyor. Pratik bir şekilde hamburger veya adım başı satılan Belçika patateslerinden alarak yemeği kolayca halledebilirsiniz.

Brüksel: Patates, çikolata, waffle ve midye tavası ünlü olan şehirde tüm bunları denemek oldukça keyiflidir. Bunların dışında bira kültürleri oldukça gelişmiştir ve birçokları tarafından Brüksel’e bira başkenti denir. 400’ün üstünde farklı çeşitte biraları vardır. Ayrıca tüm biraların servis bardağı birbirinden farklıdır. Tüm biraları servis edebilen mekanlara gidip keyifli bir şekilde tadım yapabilirsiniz. Özellikle Kwak isimli bira favorimdi, denemenizi öneririm.

Prag: Merkezde birçok seyyar dükkanın sattığı Grilované Klobásy adını verdikleri hot-dog benzeri bir atıştırmalık, Prag yemek kültüründe çok yaygındır. Ana yemekleri genellikle et yemekleri olan bu kültürde tatlı olarak ise Trdelnik adını verdikleri tatlı çok meşhurdur, yemesi çok keyifli olan bu tatlının tadı da harikaydı. Merkezi bir bölgedeki adını hatırlayamadığım bir sandiviç dükkanında yediğimiz Brüksel sandviçinin ise tadı hala damağımda, eğer denk gelirse denemenizi öneriririm.

Berlin: Şehirde Türk nüfusu oldukça fazladır ve hem Türk usülü hem de Alman usülü döner yapan onlarca yer vardır. Ucuza yiyebileceğiniz bu lezzetli dönerleri denemenizi öneririm. Ayrıca …… isimli İtalyan restoranında İtalya’da bile bulamadığımız kalitede pizza ve makarna yemiştik. Sadece 5 euro gibi fiyatlara her şeyi deneyebilirsiniz ve kesinlikle memnun kalacaksınızdır.
Interrail’da Konaklama
Konaklama, Avrupa’da kalacağınız süre boyunca en fazla para harcayacağınız giderlerden birisidir. Booking sitesini hostel çeşitliliğinin ve sayısının fazla olmasından dolayı öneririm.
Roma: Hostel fiyatları çok pahalı olmamasından dolayı hotel konusunda sıkıntı yaşamayacağınız şehirlerden birisidir. Tren istasyonuna yakın bir hostel sizi mutlu edecektir, çünkü ordan merkezi yerlere ulaşım da kolaydır.

Nice: 1 gün sahilde yattıktan sonraki gün ilk iş olarak hostel tuttuk. Sahil kenarı olduğundan dolayı gece boyunca harketli oluyor ve Ama önleminizi alırsanız hostel parası ödemeden kalmayı deneyebilirsiniz. Hostel fiyatları ise ortalama 20-25€ civarı değişiyor.

Barcelona: Hostel kültürünün, bizim gördüğümüz kadarıyla, en gelişmiş şehir olduğunu söyleyebiliriz. Hostel odaları genellikle 6-10 kişilik arası oluyor bu yüzden de Barcelona’daki hostel fiyatları bütçenizi zorlamıyor.
Paris: En kötü hostellerin bile pahalı olmasından dolayı hostelde kalmanın bütçeyi en çok zorladığı şehir diyebiliriz. Tavsiye üzerine baktığımız ve Booking’de yer almayan Fiap Jean Monnet’de dört kişilik odalarda kaldık ve aşırı memnun kaldık. Konumu, temizliği ve açık büfe kahvaltısıyla burası bizi çok mutlu etti ve herkese kesinlikle öneriyorum.
Amsterdam: Ucuz hostellerin Amsterdam merkeze 12 km’den başlayan uzaklıkta olmaları hostel konusunda bize çok sıkıntı yaratmıştı. Merkezi bir yerde kalmanız için yüksek miktarlar ödemeniz gerekebilir. Biz ise normal hostellere göre biraz daha ucuz olan ve açık büfe kahvaltı hizmeti sunan hostele dönüştürülmüş bir teknede kaldık. Denk gelirse bakılabilir, odanın aşırı küçük olması ve teknenin sallanması dışında oldukça memnun kalmıştık.

Brüksel: Bruxelles-Midi tren garına 5 dakika uzaklıkta olan güzel bir hostelde 2 kişilik odaya geceliği kişi başı 22.5€ civarı bir ücret ödedik. Bu yüzden Brüksel hostel konusunda genel olarak size sıkıntı yaratacak bir şehir değildir.
Prag: Hosteller çok ucuz olmakla birlikte aynı zamanda çok kalitesizler bu yüzden hostel seçerken biraz daha fazla parayı gözden çıkarmanızı öneririm. En kötü hostel deneyimizi burda yaşamıştık, şimdi düşününce keşke daha fazla para verip rezillik çekmeseydik diyoruz.
Interrail Bileti İade Edilebilir mi?
Interrail biletini son kullanma tarihinden bir ay sonra bile kolayca iade edebilirsiniz, ama %15’lik bir kesinti yaşarsınız. Bileti başkasına devretmek ise mümkün değildir. Eğer bileti kaybederseniz ise yapacak hiçbir şey yoktur onun için bilete çok iyi bakmak zorundasınız.
Sırt Çantasında Neler Olmalı?
Çanta seçimi Interrail’de en önemli konulardan birisidir. Gezi boyunca kullanılacak olan çantada en önemli konu çantanın konforlu olup olmamasıdır. Çantanın bel desteğinin olup olmamasına dikkat etmenizi öneririm. Çantada dikkat etmeniz gereken bir diğer konu ise çantanın hacmi ve bölme sayısıdır. Ben gezi sırasında Quechua Forclaz 60 L’lik sırt çantasını kullanmıştım ve çok kullanışlı olmuştu. Ayrıca çanta içindeki eşyalarla birlikte 10 kg civarı gelmişti.

Gezi sırasında yanınıza alacağınız kıyafetleri çok iyi bir şekilde belirlemeniz gerekiyor. Fazladan alacağınız her kıyafet size ekstra bir yük olarak geri dönüyor ve sıcağın altında katlanılmaz bir çile haline geliyor. Yanınıza 1 kapişonlu almayı unutmayın. Yaz ayı olsa da özellikle sahil kenarı şehirlerde rüzgar olduğu icin geceleri çok soğuk oluyor. Bunun yanında yanınıza çakı, yara bandı, grip ilacı, kişisel bakım ürünleri, yastık kılıfı, terlik, güneş gözlüğü ve güneş kremi almayı unutmayın. Ayrıca yolculuğa çıkarken yanınıza yemek almanızı öneririm. Uçakta veya gemide yiyecekler aşırı pahalı olabiliyor ve bu yiyecekler sizi 1-2 gün idare ettiriyor.
Paranızı, Pasaportunuzu ve Biletinizi Nasıl Taşımalısınız?
Kaybolursa tüm gezinin mahvolacağı bu üçlüyü taşımanın en güzel yolu Tchibo’da satılan bel çantasıdır. 50 liraya satılan çanta hem çok kullanışlı hem de çok rahattı. Başka ürünlere bakmanıza gerek bile yoktur.
Bazı Önemli İpuçları
- Nice ve Barcelona gibi şehirlerde sahilde yatmayı deneyebilirsiniz.
- Floransa’da tren garının hemen karşısında 24 saat açık McDonalds vardır, geceyi geçirmek için çok iyi bir seçenektir.
- Bazı trenler sabah erken saatlerde kalkar ve geceyi hostele para vermeden geçirmenizi sağlayabilir.
- Suya para vermeden yaşayabilirsiniz, çoğu şehirde sık bulunan çeşmelerden içebilir ya da herhangi bir bara veya restorana giderek bir bardak su isteyebilirsiniz.
- Railplanner, Google Trips, Booking ve TripAdvisor telefonunuzda yüklü olmadan yola çıkmayın.
- Yolculuga çıkmadan önce yanııza yiyecek alın.
- Ücretsiz konaklama için Couchsurfing uygulamasına bakabilirsiniz.
- Bol bol eğlenmeye ve yeni insanlarla tanışmaya çalışın, saçmalamaktan korkmayın.
Son olarak aşağıdaki videodan arkadaşımız Defne’nin hazırladığı videoyu izleyebilir, bambaşka deneyimleri kendi ağzından dinleyebilirsiniz.