Avrupa Birliği’nin başkenti, bira cenneti Brüksel hakkında kişisel ve samimi deneyimlerimizi aktarıyoruz.

Belçika ve Avrupa Birliği’nin başkenti olan Brüksel’de Almanca, Flemenkçe ve Fransızca olmak üzere 3 resmi dil vardır. Tabelalar ise Fransızca ve Flemenkçe olmak üzere iki dilde yazılır. Şehir, sanat ve mimarisinden de söz ettirirken, şehrin meydanı Grand Palace birçok farklı yüzyıla ait mimari tarzları yansıtan atmosferi ile Unesco Dünya Mirasları Listesi’ne girmiştir. Brüksel, NATO ve Avrupa Birliği’ni barındırmasından dolayı ulaşıma büyük bir yatırım yapmıştır. Şehrin nüfusu yalnızca 180 bin civarı olmasına rağmen şehirde iki havalimanı ve 3 tren istasyonu bulunmaktadır. Bu kadar metropolitan bir şehir olmasından dolayı da günümüzde Brüksel’de oldukça fazla göçmen yaşamaktadır.
Brüksel’de Gidilecek Yerler
Brüksel, günümüze kadar pek çok mimari tarzda eseri korumuş ve onarmıştır. İşte sanat ve kültür aktiviteleriyle de adından söz ettiren Brüksel’de gezilecek yerler:
• Grand Palace: Yukarıda da bahsettiğim gibi şehrin meydanı olan bu meydan, Avrupa’nın en önemli meydanlarındandır. Geceleri binaların aydınlatmalarıyla birlikte eşsiz bir havaya bürünen bu meydanın çevresinde gece gündüz açık restoranlar ve barlar bulunmaktadır. Burada Belçika wafflelarını, biralarını tadıp hediyelik eşyalar alabilirsiniz. Ayrıca meydanda bira çeşitliliğiyle ünlü Belçika’ya ait biraların olduğu Belçika Bira İmalatçıları Müzesi bulunmaktadır. Geceleri insanların içkilerini alıp birbirleriyle muhabbet ettiği bu meydan, turistlerin en çok ziyaret ettiği yerlerden birisidir.

• Manneken Pis: Türkçesi ‘İşeyen Çocuk’ olan bu heykel Brüksel’in simgesidir. Heykelle ilgili birçok hikaye dönüp dolaşmakla birlikte bana göre en ilginç olanı ise patlamakta olan bir bombanın üzerine işediği ve şehri kurtarmasıdır. Ayrıca heykel günümüze gelene kadar hırsızlar tarafından birçok kez çalınmıştır. En sonunda heykelin orijinalinden restore edilerek yerine konulmuştur.

• Atomium: Brüksel’e özgü bir yapı olan Atomium gerek turistlerin gerekse yerli halkın ziyaret ettiği bir yapıdır. Atomium, demir kristalinin 165 milyar kez büyütülmüş halidir. Ayrıca Atomium’un tepesinde şehri 360° görmek mümkündür. İçerisinde Mini Avrupa adında minyatür bir park da içermektedir. Avrupa’ya ait 350 adet bina, anıt, alan, şehir modellemesi görmek mümkün.

• Cinquantenaire Parkı: “Ellinci Yıl Dönümü” anlamına gelen bu park 1880 yılında Belçika’nın bağımsızlığının 50. yılı şerefine yapılmıştır. Jubelpark olarak da bilinen bu park 30.000 hektar alan üzerine kurulmuştur. Autoworld, Jubelparkmuseum ve Silahlı Kuvvetler ve Askeri Tarih Kraliyet Müzesi olmak üzere 3 farklı müzeye ev sahipliği yapmaktadır. Autoworld, Avrupa ve Amerika kökenli 400’e yakın arabayı kronolojik olarak gelişimlerini gösteren bir müzedir.
Son olarak Brüksel’i gezmek için 2 gün bence çok yeterli bir zamandır.
Brüksel’de Yemek
Yemek kültürü çok gelişmiş olmayan bu şehirin en ünlü yiyecekleri patates kızartması, midye-tava ve waffleları diyebilirim. Patates kızartmasının normalden bir farkı olmamasıyla birlikte ilk kez orada tattığım andonez sosuyla birlikte çok güzel oluyor. Sadece andonez sosu için bile denemeye değer diyebilirim. Fiyatları ise 3-6€ arası değişiyor. Belçika’nın yemek ve içecek konusunda iki simgesinden birisi olan waffle ise Brüksel’de benim için tam bir hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Sokak sokak dolaşıp nedense waffle’ın içine krema yerine dondurma koyan bir yer bulamadık. Waffle fiyatları da bize pahalı gelmişti.
Şehrin bir diğer simgesi olan Belçika biraları ise gerçekten adının hakkını verdi diyebilirim. Yaklaşık 400 çeşit birası olan bu ülkede marketlerde bir çoğu bulunuyor. Tüm biraların farklı bardakla servis edilmesi çok ilginçti, özellikle Kwak isimli birayı denemeden gelmemenizi öneririm. Fakat birasıyla adından söz ettirmesinden dolayı marketlerdeki bira fiyatlarının diğer Avrupa şehirlerine göre biraz daha ucuz olmasını beklerdim, ama daha bile pahalıydı. Marketlerde bile bir biranın 3-4€ olması bana garip gelmişti.

Brüksel’de Konaklama
Daha öncesinden de belirttiğim gibi şehirde 3 tren istasyonu ve 2 tane havalimanı bulunmaktadır. İnterrail yapan insanlar için en kolay ulaşımın bu şehirde olduğunu söyleyebilirim. Tren istasyonları arası 10 dakikayı geçmiyor. Bizim 2 gece boyunca kaldığımız hostel, Bruxelles-Midi, tren garına 5 dakika uzaklıktaydı. Adı Nekotel Concept Art Hotel olan bu hostele günlük kişi başı 22€ civarı verdik ve fiyat performansı çok başarılıydı.
Son olarak Belçika’nın bir diğer turistik şehri olan Brugge’a trenle kolaylıkla 1 saatte gidebilirsiniz. Brugge’da pek fazla hostel bulunmadığından biz günü birliğine gidip gelmiştik.