Fizik Kanunları
Bunlardan ilki takımların arabalarının ana amacı Formula 1 takvimindeki pistlerde en hızlı turu atmak için tasarlanmaları, en yüksek hıza ulaşmak için değil. Bu her ne kadar pistten piste değişsede tur zamanını etkileyen faktörler arasında düz yol hızından zira virajı alma hızları ve bu viraj sonrası ne kadar hızlı hızlanabildikleri ön plana çıkan faktörler arasında yer alıyor. Bu da daha iyi yol tutuşu demek. Yol tutuşunu ise Formula 1 arabaları üzerlerindeki kanatçıklarla arttırıyorlar. Bu kanatların
çalışma prensibi aslında uçaklar ile aynı fakat uçakların kanatları uçağı kaldırmak için kullanılırken araçlarda bu kanatlar arabayı yere basmak için kullanılır. Bu sayede araba normalden daha
ağırmış gibi tekerleklere kuvvet uygular ve virajları çok daha hızlı alır.
Ancak bu kanatları koymanın bir yan etkisi de var o da arabanın aerodinamik katsayısını (drag coefficient) arttırması. Bu sayı bir aracın bir akışkan içinde giderken o akışkanın araca ne kadarlık bir sürüklenme kuvveti uyguladığını hesaplarken kullandığımız bir sabit sayı. Sürüklenme kuvveti ne kadar fazla ise aynı beygir gücüyle araba o kadar yavaş gider. Bu sayıyı daha iyi anlamak için birkaç örnek verelim.
Bir dikdörtgen prizmanın aerodinamik katsayısı yaklaşık olarak 1.0 olurken bir küreninki yaklaşık olarak 0.5 tir. Bunun sebebi ise bir akışkanın kendi içinde hareket eden bir kürenin etrafından dolaşması aynı hareketi yapan bir dikdörtgen prizmaya kıyasla daha kolay. Bir aile arabasının katsayısı ise yaklaşık olarak 0.25-0.30 arasındadır. Fakat bir Formula 1 aracına baktığınızda bu rakam 0.65-0.80 arasında seyir eder. Aşağıdaki fotoğraflarda havanın bir aile arabasına kıyasla bir Formula 1 arabasının etrafında nasıl bir yol izlediğini görebilirsiniz.



İşte bu yüzden Formula 1 araçları her ne kadar güçlü bir motora sahip olsa da aerodinamik özelliklerinden dolayı araba rekor kıran hızlara çıkamaz. Aslında baktığınızda bu kanatçıklar çoğu süper ve hiper arabada da bulunur. Hatta hız rekoru kıran Bugatti Chiron’da da vardır fakat bu kanatçıklar bir Formula arabasında olduğu kadar etkili değildir.
Formula 1’de Belirli Kurallar Var
İkinci sebep ise Formula 1 araçlarının belirli kurallar altında yapılmasıdır. Bunlardan biri de FIA’nin getirdiği V6 kuralıdır, yani her Formula bir arabasının motorunun V6 olması gerekir. Yazının başında bahsettiğim Bugatti Chiron’un motoru ise W16. Yani Bugatti’nin motorunda 16 piston bulunurken bir Formula aracında sadece 6 tane var. Haliyle de Bugatti’nin motoru 1578 beygir üretebiliyorken bir Formula 1 aracının motoru yaklaşık olarak 1000 beygir üretebilmektedir.

Her ne kadar Bugatti’ye kıyasla bu motorlar daha güçsüz görülse de verimlilik acısından Formula 1 motorlarına bakıldığında harika bir sayıyla karşılaşıyoruz. %50. Günümüzdeki arabaların içten yanmalı motor verimliliği çoğunlukla %20-%30 arasında seyrederken Formula 1 arabalarının böyle yüksek verimlilikte çalışması hayret verici. Tabii ki de normal bir araba kadar fazla koşulda çalışmıyor olsalar da bu verimliliğin ileride yolda giden arabalara entegre edilebilme olasılığı bile beni mutlu ediyor.
Her ne kadar Formula 1 arabaları en yüksek hıza sahip olmasalarda her yıl birçok insana evden veya pistten kendilerini izletmeyi ileri seviye görünüşleriyle, motorun bağırışıyla ve yarışta yaptıkları harika şovla başarıyolar.